İnce Bağırsak

Ayrıştırma • Emilim • Özümseme • Aktarım • İlerleme

İnce Bağırsağın İşi

İnce bağırsak, mideden gelen içeriği alır. Pankreas enzimleri, karaciğerin ürettiği safra ve kendi salgılarıyla sindirimi sürdürür.

Karbonhidratlar, proteinler ve yağlar emilebilecek küçük parçalara ayrılır. Besinler, vitaminler, mineraller ve su bağırsak duvarından geçerek kan veya lenf dolaşımına ulaşır.

İç yüzeyindeki kıvrımlar, villuslar ve mikrovilluslar temas alanını genişletir. Böylece gelen içerikle geniş bir yüzey üzerinden karşılaşır.

İnce bağırsağın duvarı hem temas hem sınırdır. İçeriğe alan açar fakat geçişi belirli yollar üzerinden kurar. Emilmeyen içerik ise ilerlemeye devam ederek kalın bağırsağa aktarılır.

Bu işi tek başına yapmaz. Mide, pankreas, karaciğer, safra kesesi, sinir sistemi, dolaşım ve lenf sistemi aynı sürecin içindedir.

Bedenin Fiili

Alır. Karıştırır. Ayrıştırır. Emer. Dolaşıma aktarır. İlerletir.

İnce bağırsak geleni parçalarına ayırır. Emilime hazır olanı kan ve lenf dolaşımına aktarır; geride kalanı ilerletir.

İşlenen her şey bedene geçmez. Her geçen de aynı yoldan taşınmaz.

Mimari İşleyiş

İnce bağırsak, anlamakla özümsemek arasındaki ayrımı görünür kılar.

Bir şeyi anlamak, onunla zihinsel olarak karşılaşmaktır. Özümsemek ise anladığından aldığını kendi yaşamında kullanılabilecek bir parçaya dönüştürmektir.

İnce bağırsak yüzeyini genişleterek içeriğin ayrıntılarıyla karşılaşır. Gelen tek bir bütün olarak kalmaz; parçalarına ayrılır ve her parçası aynı yoldan ilerlemez.

İnsan da yaşadığı bir olaydan tek bir sonuç çıkarmak zorunda değildir. Aynı deneyimin içinde kendine katacağı, üzerinde çalışacağı ve geride bırakacağı farklı parçalar bulunabilir.

Anlayış seçimlere ve eylemlere geçtiğinde etkisi mimaride görünür olur.

Döngü

İnsan bazen bir şeyi görür, anlar ve doğru biçimde ifade eder; fakat aynı davranışı sürdürür.

Davranış değişmediğinde yaşanan koşullar da büyük ölçüde yerinde kalır. Koşullar eski sonucu, sonuç da eski yolu yeniden güçlendirir.

Yeni bilgi vardır fakat yaşam hâlâ eski bilginin içinden ilerler. Anlaşılan şey henüz yapının kullanabileceği bir kaynağa dönüşmemiştir.

İnce bağırsakta dolaşıma geçen içerik, bedenin bir sonraki hareketinde kullanılır. Anlayış da seçime ve eyleme geçtiğinde sonraki mimarinin gerçek bir parçası olur.

İnşa Alanı

İnşa, anladığını yaşamın içine geçirebilmekle başlar.

Yaşananı parçalarına ayırmak, her parçaya aynı değeri vermemek ve sana gerçekten kaynak olacak olanı kendi yapına katmaktır.

Özümsemek, karşılaştığın her şeyi doğru kabul etmek değildir. Neyin sana ait olduğunu, neyin kullanılabileceğini ve neyin yoluna devam etmesi gerektiğini ayırt etmektir.

İnce bağırsak emdiğini kendinde tutmaz; dolaşıma verir. İnşa da bilgiyi biriktirmek değil, onu seçimlere ve eylemlere taşıyarak bütünün kullanımına açmaktır.

Kendine Bakarken
  • Anladığın şey seçimlerine ve eylemlerine geçiyor mu?
  • Yaşadığın deneyimin içinde neyi kendine katacağını ayırt edebiliyor musun?
  • Karşına geleni tek bir bütün olarak mı taşıyorsun, yoksa parçalarındaki farkları görebiliyor musun?
  • Bildiğin fakat henüz yaşamında gerçek bir kaynağa dönüştürmediğin ne var?
Kaynaklar

Bu bölümdeki sembolik düşünce kalıpları Louise Hay ve Inna Segal gibi kaynaklar temel alınarak değerlendirilmiştir.

Bu kaynaklar tıbbi neden olarak kullanılmaz.

Sembolik kaynaklar anlam alanı açar.
Klinik kaynaklar sınır çizer.
KÖKEN, ilişkiyi görünür kılar.