Zaman her şeyi iyileştirmez.
Bazen iyileştirir sandığımız şey, aslında zamanın içinde değişen başka şeylerdir.
Bir şey yapmışızdır. Bir şeyi bırakmışızdır. Aynı yolu tekrar etmişizdir ya da ilk kez başka bir yöne gitmişizdir.
Bazen de hiçbirini yapmamışızdır.
Ama zaman yine geçmiştir.
Zaman değişkeni acımasızdır. Çünkü zamanın kendisine müdahale edemeyiz. Durduramayız. Geri çeviremeyiz. Bizi beklemesini sağlayamayız.
Müdahale edebildiğimiz yer zamanın kendisi değil, onun içinde ne yaptığımızdır.
Bir insan yıllarca aynı yerde kalabilir. Başka biri çok kısa bir zamanda hayatının geri kalanını etkileyecek bir şey yaşayabilir.
Zaman ile tekrar kardeştir; ama aynı şey değildir.
Tekrarın gerçekleşebilmesi için zamana ihtiyaç vardır. Ama zaman geçiyor diye aynı şeyin tekrar etmesi gerekmez.
Bir olay yalnızca bir kez yaşanabilir ve bundan sonraki hayatın içinde yerini koruyabilir. Başka bir yol ise yıllar boyunca yeniden çalışabilir.
Her ikisinde de zaman vardır.
Farklı olan, zamanın içinde neyin çalıştığıdır.
Hiçbir şey yapmamak da zamanın dışında kalmak değildir. Eğer aynı şartlar, aynı eylemler ve aynı yollar devam ediyorsa, yalnızca günler geçmiyordur. O yapı da devam ediyordur.
Zaman yön seçmez. İnşa da onun içinde gerçekleşir. Yıkım da.
Zaman yalnızca “Ne kadar geçti?” sorusuyla okunamaz. Asıl mesele, o zamanın içinde neyin çalıştığıdır.
Çünkü yaşananın mimaride neye dönüşeceği zamanın içinde gerçekleşir.