Bir olay olduğunda her seferinde durup ne yapacağını seçmezsin.
Bazen yol senden önce açılmış gibidir. Sesini yükseltirsin, susarsın, geri çekilirsin, kendini savunursun ya da daha önce benzer durumlarda yaptığın şeyi yeniden yaparsın.
Buna tepki diyorum.
Tepki, kötü olduğu için tepki değildir. Bazen bir tehdit karşısında geri çekilmek, bulunduğun yerden uzaklaşmak veya kendini savunmak, seçenekleri uzun uzun tartmadan ortaya çıkabilir ve tam da o anda seni koruyabilir.
Buradaki ayrım, yapılan şeyin doğru veya yanlış olması değildir.
Tepkide, seçenek alanı açılmadan mevcut mimarinin bildiği yol kendiliğinden devreye girer. Daha önce oluşmuş bir yol vardır ve benzer bir şeyle karşılaştığında sistem yeniden oradan ilerler.
Yanıt ise seçeneklerin görünmeye başladığı yerde mümkün hâle gelir.
Olan şeyi görebildiğinde, önünde yalnızca alıştığın yol kalmaz. Başka bir ihtimalin de var olduğunu fark edebilirsin.
Bu, mutlaka başka bir şey yapacağın anlamına gelmez. Bazen tepki olarak vereceğin hareketle, yanıt olarak seçtiğin hareket dışarıdan tamamen aynı görünebilir.
Yine susabilirsin. Yine geri çekilebilirsin. Yine kendini savunabilirsin.
Fark, hareketin adında değil; o harekete nasıl ulaştığındadır.
Tepkide mevcut yol çalışır. Yanıtta ise o yolu görüp yine onu seçebilir veya başka bir yolu seçebilirsin.
Bir hareketin otomatik olması onu kendiliğinden kötü veya yanlış yapmaz. Bilinçli olması da onu kendiliğinden iyi veya doğru yapmaz.
Bugün bilinçli olarak seçtiğin bir yol, zamanla düşünmeden yaptığın doğal bir davranışa dönüşebilir. Bu yüzden tepki ile yanıtı yalnızca otomatik olan ve bilinçli olan diye ayırmıyorum.
Benim baktığım yer, o anda başka seçeneklerin görünüp görünmediği ve hareketin nasıl ortaya çıktığıdır.
Yanıt, yeni bir yolun başlangıcı olabilir.
Bunun seni nereye götüreceği ise başka bir sorudur. Çünkü bir eylemin adı, yönünü söylemez.