Bir şey yaptığını görmek önemlidir. Ama ne yaptığını bilmek, o eylemin seni hangi yöne taşıdığını söylemeye yetmez.
Çünkü aynı eylem, iki farklı insanda hatta aynı insanın hayatının iki farklı döneminde bambaşka bir yerden ortaya çıkabilir.
Dinlenebilirsin.
Bazen gerçekten onarılmaya ihtiyacın vardır ve dinlenmek seni yeniden hareket edebileceğin bir yere taşır. Bazen de dinlenmek, gitmen gereken yerden uzak durmanın başka bir biçimine dönüşebilir.
Dışarıdan bakıldığında ikisinde de yaptığın şey aynıdır: Dinleniyorsundur. Ama yol aynı değildir.
Kalmak da böyledir.
Bir yerde kalmak bazen emektir. Bir ilişkiyi, işi veya başladığın bir şeyi hemen bırakmadan taşıyabilmektir. Bazen ise korkudur. Kalmanın seni nereye taşıdığını gördüğün hâlde bilinmeyene adım atamamaktır.
Gitmek de tek başına özgürleşmek anlamına gelmez. Bazen sınır koyarsın ve çıkarsın. Bazen de her yakınlık başladığında aynı şekilde uzaklaşırsın. Yine gitmişsindir. Ama aynı yere gitmemişsindir.
Spor yapmak, yardım etmek, susmak, mücadele etmek, vazgeçmek, beklemek… Bunların hiçbirinin yönü yalnızca adına bakılarak anlaşılamaz.
Bir insan spor yaparken bedenine iyi bakıyor olabilir; başka bir zaman aynı hareketi bedenini cezalandırmak için kullanabilir.
Birine yardım etmek gerçekten paylaşmak olabilir. Ama insan yalnızca başkalarına yararlı olduğunda kendini değerli hissedebiliyorsa, aynı davranış başka bir yolu da besleyebilir.
Sessizlik sakinlikten gelebilir. Korkudan da.
Bu yüzden yalnızca “Ne yapıyorum?” diye sormam. Bir soru daha vardır:
Bunu hangi anlayışla yapıyorum?
Ama o da tek başına yetmez. Çünkü insan kendisine anlattığı hikâyeyi her zaman bütünüyle göremeyebilir. Bu yüzden bir de yolun kendisine bakarım.
Nereye çıkıyor?
Aynı davranış seni daha fazla seçenek görebildiğin bir yere mi taşıyor, yoksa her seferinde aynı noktaya mı geri getiriyor? Alanını genişletiyor mu, giderek daraltıyor mu? Bugün seni koruyan şey, zamanla hareket edemediğin bir yere mi dönüşüyor?
Ben yön derken eylemin dışarıdan nasıl göründüğünü değil, çalıştığı yolun seni nereye taşıdığını kastediyorum.
Bazen biçim değişir ama yön değişmez.
İnsan bir davranışı bırakıp başka bir davranışa geçebilir; fakat yeni davranış onu yine aynı yere taşıyorsa, dışarıdan görünen değişmiş olsa da yön değişmemiş olabilir.
Bu yüzden eylemi iyi veya kötü diye adlandırmadan önce başka bir yere bakmak gerekir.
Yol nereye çıkıyor?
Çünkü eylemin adı bize ne yaptığını söyler. Yön ise yaptığın şeyin seni nereye taşıdığını.